Monday, October 02, 2006

Tripple S: Sometimes Sailing Sucks

Yelkende genelde dort tip hava oluyor, ikisi iyi, ikisi kotu. Birincisi, en guzeli, gunesli ve ruzgarli hava. Dusunun simdi bir yandan gunes hafif hafif isitirken icinizi, yardiginiz dalgalarin kopukleri yuzunuze carpiyor.
Ikincisi soguk (yagmurlu) ama ruzgarli hava. Sonucta ben yelkeni spor amacli yapiyorum, ortaya cilingir sofrasi kurup sari leblebi esliginde bira icmek icin degil, bu is icin ayri hava tipi var zaten. Biraz kardio yapmak icin, biraz temiz hava almak icin, havanin kapali, soguk, yagmurlu olusu o kadar dert degil, bence. :) Arti eger isler karisirsa, ki karisiyor, adrenalin faktorude tavan yapabiliyor. :)
Gelelim kotunun iyisi ucuncu hava tipine, gunesin tepede oldugu ve ruzgarin olmadigi. Beni azicik bayiyor ama, denize girip, guneslenmek icin idealdir bu hava. Onun disinda bol bol lezzetli yemeklerle alkol tuketebilir insan, ama yelken yapamaz. Motor esliginde koylarda turlanir.
Sira geldi en kotu havaya, tahmin ettiginiz sanirim. Hava eger hem soguk ve yagisli, hem de ruzgarsizsa, yelken baslikta da belirttigim gibi cekilmez hale geliyor. Iste gectigimiz haftasonuda o gunlerden biriydi. Yagmur yoktu, ama soguk iliklerime kadar isledi, ki balina gibi oldugum icin oyle kolay kolay usumem.
Yinede yapicak birseyler, eglenicek konular bulduk bizim adanmis yelken ekibiyle. Once, Kingston'a gittik, orda sicak corbalarimizi ve kahvelerimizi yudumladik. Ordan ciktik, biraz da Kuzey'i kesfedelim deyip Edmond's dogru dumen tuttuk. Yolculugumuz ilgincti dogrusu, kendimi hayvanat bahcesinde turluyormus gibi hissettim. Oncelikle bes alti tane yunus yakinimizdan yuzgeclerini gostererek gectiler. O ucgen sekilde yuzgeclerin inip inip cikmalari hostu.
Sonra, ucan somonlarin gosterisi basladi. Yaklasik 70-80cm uzunlugundaki bir baligin, neden durup durup kendini havaya attigini anliyamadim. (National Geographic'e gore, baliklar peslerine dusen avcilarini sasirtmak icin ziplarlarmis su yuzeyine.)
Finali Seal'larla yaptik, Turkce'sini unuttum bu yaratiklarin, bilen varsa yazsin lutfen. Bu heybetli yag tulumlarini ilk kez bu kadar yakindan gordum, yabani hayatta. Biraz korkutucuydu, ozellikle bizim Mr. Helly Hensen, cok korktu, seallardan biri suya dalinca. Cunku 400-500 poundluk cuselerine ragmen, ziplama yetenekleri cok gelismis bu hayvanlarin ve bizim kokpite cikmalari isten degildi. Ac parantez, o zaman cok eglenceli olurdu iste. "Hello Coast Guard, This is Brigadoon. Our ship is invaded by seals. Please help us." Kapa parantez. :) Posted by Picasa

4 Comments:

Blogger Queen La Mancha said...

Su samuru diil mi o? Bi de deniz aslani denileni var da o disliydi boyle uzun 2 disi olurdu.

7:47 AM  
Blogger Cem said...

Yok guzelim ikisi de degil.... O su samuru dediklerinden, ben gordum, bunlarin onda biri boyutlarindalar..

Deniz aslanida var miydi yok muydu hatirlamiyorum?? Deniz ayisi miydi yoksa??

12:27 AM  
Blogger Queen La Mancha said...

Fok balii o zaman

10:58 AM  
Anonymous Anonymous said...

Evet arkadaşlar fok balığı. Ancak wikipediadan baktığım kadarıyla, bu Amerikalı seal diye foka da diyo, deniz aslanına da. Yalnız bi fark var foka gerçek fok diyo... Deniz Aslanlarına da yürüyen fok diyolar(Bu kızılderililer Amerikalıları biraz da olsa asimile etmişler gibi.). Anlayacağınız onlarda da biraz kavram kargaşası olmuş.

Yelken gezisi tam benim istediğim türden olmuş... Cem karalamış ama böyle hayvanlı gezi her zaman herkese nasip olmaz ;).

6:11 PM  

Post a Comment

<< Home