Saturday, September 16, 2006

Playing With My Stunt Kite

Genelde haftamin ici, disi, gecesi, ve gunduzu, hatta bazen haftanin sonuda dahil edilebilir bu kumeye, isimi dusunerek gectigi icin, kendime ayirdigim dakikalar cok degerli hale geliyor.

Gectigimiz Pazar'da o degerli dakikalarla doluydu. Once sabahtan denize acildik, Havelsan\BOEING ve Microsoft tayfasi olarak. Ogleye dogru Kingston'a varip, adaya yemek icin cikartma yapip, donmekti amacimiz. Gel gor ki, Kadri Agabey komutasinda, tam biz Kingston adasina cikarma yapicaz, motor bozuldu.

Yelkenli kullaniyorsun, motoro niye ihtiyacin var diye sorabilirsiniz. Hemen cevabini yetistireyim. Dogrudur, yelkenli kullaniyorum, ancak marinaya girerken ve cikarken, yelkenleri indirip motorla yol aliyorum. Tam giriste bizim motor bozulunca, benim yelken klubunu aradik telsizden. Telsizin ote yakasindaki, karada ki tuzu kuru abi, Kingston'a girmeyin, geri donun, biz sizi yolda aliriz dedi. Bende eyvallah dedim, doneriz.

Marinadan iki uc mil uzaklastik ve "Trade Line" dedikleri buyuk gemilerin otobanina geldik. Sansimiza ruzgar kesildi, kaldik mi yolun ortasinda. Bir tane gemi gelse, kesin ustumuzden gecer gider farkinda bile olmaz. Benim lavuk yelken klubunu yine aradim. Karadaki tuzu kuru abi, hala yerinde sayiyor, meger bizim marinaya gelmemizi bekliyormus beyefendi. Yaklasik yarim saat sonra motorla geldi, tuzu kuru abi ve bizi ceke ceke marinaya goturdu. Isin dandik tarafi, herif tam geldi, ruzgar cikti.. :) Sans iste...

Yelken keyfi (!) bittikten sonra, baktim ruzgar iyi esiyor, Kadri Agabey'in deyimiyle benim ikinci "havali" sporuma geldi sira. Iste fotografta o zaman cekildi. Golden Green Beach Park'ta aksam ustu gunes batarken, ucurma keyfi.

Eve donerken, her yanim sizliyordu, ama pillerimi sarj etmistim iste, bu kisa zaman diliminde... Haftanin baslamasina hazirdim, hatta arabadan iner inmez, hindilerimle konferansa gectigimi dusunursem, zorlu gecicek haftam baslamisti bile. Posted by Picasa

Sunday, September 03, 2006

Birthday's of Two Captains



Yanimda gulumseyen sirin denizcinin adi, Nur. Kendisi, 29 Agustos itibariyla, on yasina ayak basmis bulunuyor. Tesaduf iste, bende ayni gun, 29. yasimin ilk saatlerini yasiyordum..

Hep birlikte nice mutlu guzel yillara.... :) Posted by Picasa

My New Toy... :)

Simdi ismi lazim degil, birilerinin yuregini agzina getirmeyeyim. Saka, saka.. Uzerinde resim cektirdigim iki tekerlekli hizli oyuncak benim degil, ofis arkadasimin.

Birlikte poz vermek guzelde, otobanda saatte 70 mille arabalarla kapismak pek bana gore degil gibime geliyor. Neden derseniz, yazlikta bu 750 cc'lik canavarin yedide biri var. Kendisinden topu topu bir kere dustum, aklim basima geldi. Posted by Picasa