Monday, August 21, 2006

Charlie's Angels

Resimdeki ortadaki bocek tanidik olsa gerek, dolayisiyla onun icin alt yazi gecmiyorum. Yanindaki iki cicek Gulsen ve Nursen kardesler.

Resmi marinada saat 9:30 gibi denize cikmadan hemen once cektik. Hava muhtesemdi diyebilirim. 15+ Knot'in uzerinde ruzgar ve piril piril bir gunes esliginde gecti gunumuz.

Ancak donerken biraz zorlandik dersem yeridir. Sanirim gunun yorgunlugu, ve sabah milleti kusluk vakti uyandirmamdan olsa gerek, ciceklerimiz biraz yoruldu. Ama biz Korhan Kaptanimla (resmi ceken oldugu icin gozukmuyor kendisi) antremanli oldugumuz icin gayet turp gibiydik.

Tekne sefasi yetmedi, uzerine birde dogum gunu partisine gittik. Bol bol Fas mutfagindan yemekler yedik bu partide. Tum yemekleri icin "it tates like chicken" demek zorundayim. Ben pek begenmedim acikcasi. Tek hosuma giden, yemek sonunda cay ikram ettiler, onu sevdim.

Ac parantez, Turkce'yi unutuyorum, onu farkettim. Konusurken artik, cok daha SIK Ingilizce kelimeler sokusturu veriyorum. Selamlasmalarim, merhabalarim artik hep Ingilizce. Pek hos birsey degil... Simdi de ictigim cayin adini unuttum. Hani boyle yesil yesil bir ottan yapilir, tomurcuk tomurcuk cicekleri vardir yesil renkte ve onu kaynatirlar. Ozellikle soguk alginlarina iyi gelir.. Nedir bu cayli bitkinin adi?? Kapa parantez..

Cevaplarini icin simdiden tesekkurler. Posted by Picasa

Monday, August 14, 2006

Goodbye Colorful Country

Gorusmek uzere renkli ulke. Aslinda havaalaninda yasadigim soku anlatan bir resim koyucaktim ama, ne yazik ki, o ani resme dokmek yerine, kameraya almisim. Anlatmaya calisayim.

Bu Hindilerin garip ozelliklerinden biride, karsilama ve ugurlama torenleri. Garip diyorum cunku ucan veya konan adam basina dusen toren kitasi nufusu onlarla olculuyor. Bir baska deyisle, bir kisi icin, aile, arkadas cevresinden en az on kisi geliyor.

Havaalanina gittigimde gecenin 12’siydi ve polis ellerinde sopalarla durmadan insanlari kovalamaya calisiyordu. Durum o kadar vahimdi ki, cikis binasinin kapisini bulamadim, 15 dakika kadar, cunku insan duvari vardi onumde.

Resme donersek, pul almaya gittigim postanden donerken, (bir saat surdu pul almam, saka yapmiyorum ve sira yoktu) Hyderabad yollarinda cektim. Musluman kesimi oldugu icin cocuklarin kafalarinda takke vardi. Resimde gozukmuyor ama, anneleriyde peceliydi. Isin ilginc tarafi, trafikte cami acip “How are you doing?” deyince once sok gecirdiler, sonra hepsi birden el sallamaya basladi. Bundan daha hos gule gule fotografi bulamazdim herhalde. :)

Suan evime salimen donmus bulunuyorum. Gayet turp gibi ve bol jetlagliyim. Hindilerin memleketin de nasil olduysa hasta olmadim, midem ve bagirsaklarim
fazla mesai yapmadi. Yolculuk keyifliydi ancak, Frankfurt'ta Dumkoff'lugum tuttu.. Dutti Firi soptan yaptigim alis verislerin hepsini, findikli cikolatalarim ve yeni aldigim kitaplarim dahil,terminalde birakip geldim. Neyse canim sagolsun..

Mesajimi Hincal’imin Can Yucel alintisiyla bitireyim.

EN uzak mesafe ne Afrika'dır,
Ne Çin,
Ne Hindistan,
Ne seyyareler
Ne de yıldızlar geceleri
Işıldayan..
En uzak mesafe iki kafa arasındaki
Mesafedir
Birbirini Anlamayan. Posted by Picasa

15 Minutes of Fame

Gavularin benim konu basligima konu olan bir sozu var, “15 minutes of fame.” Anlami yer yuzundeki tum insanlar hayatlari boyunca ortalama 15 dakika unlu olurlar. Cennet Vatan’da basiniza abuk birsey gelir Reha Muhtar’a konuk olursunuz, veya aradiginiz radyo DJ’yi canli yayinda telefonunuzu alir, Reina’da eglenirken Hurriyetin magazin muhabirlerine poz verirsiniz vesaire. Bir nevi anlik unlu olma hali.

Resimde gordugunuz taksi soforumde, korkarim bu hakkini benimle kullandi. Ilginc bir hikayesi var onu aktarayim.

VJ’le, adinin telafuzu zor Hindi arkadaslarimdan biri, oyuzden isminin bas harfleriyle hitap ediyoruz adama, aksam yemege ciktik. Donerken, Rickshaw’lara binmek istedim, dolayisiyla, ulasimdan sorumlu devlet bakanlarimizi gonderdik. Lezzetli yemekleri mideyi huplettikten sonra Rickshaw avimiz, 200 rupi ile basladi, yaklasik $4. Bana kalsa hemen ilk adama parayi verip, gidecegim. Ama benim dolarla para kazanan Hindi arkadasima batiyor kendi memleketinde kazik yemek.

Dorduncu asamadan sonra resimdeki amcayi bulduk ve bizi 33 rupiye, yaklasik 0.7 YTL, goturdu. Otele geldik, beni fotograf makinemle gorunce, resmini cekmemi istedi. Benimde canima minnet bol bol cektim tabi. Yazarken her ne kadar direk konusuyormus gibi bir hava dogsada, amcayla iletisimimi VJ sagladi. Cektigim resimleri gosterdim, cok begendi ve nasil alabilirim diye sordu. Bende hemen kartvizitimi verdim, “bu benim e-mail adresim, yaz gonderiyim”’i aciklamaya calisirken, gecenin karanliginda VJ kahkalar atmaya basladi. Hayirdir, ne is diye sormama kalmadan, VJ sen dalga mi geciyorsun, bu adamin daha ayagina giyecek ayyakkabisi yok, interneti nerden olsun dedi, bende jeton dustu. Uzuldum.

Parayi verip ayrilicaz, ikimizdeki bozuklardan toplamda 32 rupi cikti, bir rupi eksik. Hani benim icin fark hic onemli degilde, amcam icin hayati o para ve ne bende, ne VJ’de 100 rupiden daha kucuk para birimi yok. O an aklima geldi, 32 rupinin uzerine cikarip 1 dolar daha verdim. Taksici amcamin mutlu olup tesekkur edicegini umarken, soka girdi, bu ne gibisinden. Meger eleman daha once hic Amerikan dolari gormemis, degerinden haberi yok. VJ alt yazi gecince jeton dustu, bu sefer elindeki rupileri bana geri verip, dolar almaya kalkti, yok dedim, cin taksici amca. J Posted by Picasa

Tuesday, August 01, 2006

Ultimate Driving Machine

Tepede gordunuz aletlere Rickshaw deniyor. Kapasite / Yakit tuketimi acisindan dunyanin en ekonomik ulasim araclari olabilirler. Cunku bir Rickshaw'a yirmi kisi binebiliyor.

Evet yanlis okumadiniz, 2 ve 0'in yan yana gelmis hali. Gordum, resminide cektim, ama pek guzel cikmadigi icin, onun 8 kisilik modelini koydum.

Olayin 20 kisilik olanini aciklamaya calisayim. Ustteki kahverengi havadar alana dort kisi bagdas kurarak oturuyor. Dort kiside son derece genis bagaj kapagini acik birakmak suretiyle olucan kisimda ayakta seyahat ediyor.

Geride kalan 12 kiside, otomobilin muhtelif yerlerine tutunarak, asilarak, ve oturarak A noktasindan B noktasina ulasiyor.

Dun ilk kez bu aletleri deneme firsati buldum. Carpisan otomobillerle seyahat etmek gibi. Yolda ne kadar cukur varsa, poposunda ve kafasinda hissediyor insan. Tavana carptimda bir iki kez kafami. Hindistan'dan ulasim manzaralari simdilik bu kadar... Posted by Picasa

Shopping @ Pearl City

Hyderabad denize uzak bir yer. Fakat ipek yolu uzerinde oldugu icin okyanus kiyilarinda toplanan tum inciler bu sehre akmis zamaninda. Suan Hindistan'in Inci Sehri, Pearl City.

Hazir gelmisiz Pearl City'ye, inci almadan olmaz dedik, dustuk yola. Yanimda gordugunuz bayan Queen, The Queen of Pearls and Bargaining.
Kendisi Ordinaryus inci profesoru. Yarim saatlik introduction dersinde bana neler ogretti neler.

Ornegin bu incilerin gradeleri varmis, parlakliklarina ve sekillerine gore. En makbulu AAA dedikleri cinstenmis. Bunlar genelde az kusurlu oluyormus. Bu yazdiklarim dogal inciler icin gecerli. Satici amcam yapaylarida gosterdi, onlar hem biraz daha soluk hemde hepsi fabrika tornasindan cikmis gibi ayni boyutlarda.

Ben 46gr'lik dizilerden aldim. (Dizi diyorum cunku bunlar vitrinde ve arka planda gozukenlerden degil.) Onlar genelde yabancilari keklemek icin konurmus, parlak ama dusuk kalitede olanlardan yapilirmis. Oyuzden henuz daha gerdanlik olmamis olanlarindan secmek daha dogruymus. Bizde oyle yaptik. Resimdeki kare suratli Hindi amcam otuza yakin tespih gibi dizi dizi inci getirdi.

Bakiyorum bakiyorum fark goremiyorum ya sen?? dedim Cleve'e.
Ac paratez kendimi OMO reklaminda gibi hissettim yazarken..:) Yok, sonucta ikimizde anlamiyoruz bu isten onu anladik. Queen sagolsun, bizim icin secimler yapti.

Geldik pazarlik safhasina. Queen, o kadar cok kombinasyon icin fiyat istedi, yok pahali, yok ucuz, ben bu kadar veririm, bunun surasinda leke var (hani diyorum nerde leke birde ben goreyim, yok ben bulamiyorum.), yok bunun rengi digerlerinden daha koyu acik, (benim icin hepsi beyaz oysa..) Neyse sonucta adamin kafasini camasir makinasina dondurdu. Bize %80'lik bir indirim sagladi ve incilerime kavusmus oldum..:)

Kime aldigima gelince. Birisi tabiki anneme, digeri ..... Noktali olan kismi bilahare onumuzdeki gunlerde doldurucaz.. :)

Kahverengi kahverengi aksanli Hindilerim geliyor, egitim basliyor, arkasi yarin...... Posted by Picasa